İki kıta üç ülkeye yayılan gizem nihayet aydınlandı! 74 yıl sonra ortaya çıkan gerçek

Güncelleme Tarihi:

İki kıta üç ülkeye yayılan gizem nihayet aydınlandı 74 yıl sonra ortaya çıkan gerçek
Oluşturulma Tarihi: Nisan 01, 2025 11:37

İngiltere'nin en soylu ailelerinden birinin özel koleksiyonundan kaybolan tablo, yıllar sonra ABD'de bir müzede bulundu. Peki tablonun başına ne gelmişti? Bu soru dedektif gibi çalışan bir tarihçinin çabalarıyla cevap buldu.

Haberin Devamı

Takvimler 1951 yılını gösterirken, İngiltere'nin tanınmış sanat uzmanlarından biri, Northamptonshire'da bulunan Boughton House malikanesini ziyaret etti. Uzmanın amacı malikanenin sahiplerinin büyük ustaların eserlerinden oluşan resim koleksiyonunu görmekti. Ancak evin sahibi o gün hasta olduğundan kendisine eşlik edememiş, uzman tablolarla baş başa kalmıştı.

6 yıl sonra Boughton House'un sahibinin eşi, ABD'de bir müzede dolaşırken gördüğü bir eser karşısında şaşkına döndü. Bir Alman prensin portresini yansıtan bu tablo, kendi evlerindeki bir esere çok benziyordu. 17'nci yüzyılda yaşamış ve Kral 1'inci Charles'a hizmet etmiş olan Flaman ressam Anthony van Dyck'ın fırçasından çıkmıştı bu tablo. Üstelik hanımefendinin iki tabloyu birbirine benzetmesi de boşa değildi zira müzedeki tablo gerçekten de Boughton House'dan çalınmıştı.

Haberin Devamı

Tabloyu çalanın gizemi nihayet Exeter Üniversitesi'nde sanat tarihi dersleri veren araştırmacı Dr. Meredith Hale'in çabaları sayesinde aydınlandı. Hale, hırsızın, 1951'de evi ziyaret eden ve 35 yıl önce hayatını kaybeden sanat uzmanı L.G.G. Ramsey olduğunu kanıtladı.

İki kıta üç ülkeye yayılan gizem nihayet aydınlandı 74 yıl sonra ortaya çıkan gerçek

"İNGİLTERE'NİN VERSAILLES'I" DENİYORDU

O dönemde Ramsey, ülkenin önde gelen sanat dergilerinden The Connoisseur'ün yayın yönetmeniydi ve çok saygın bir kişiydi. Ancak Hale, Ramsey'nin tam bir "beyefendi hırsız" olduğunu ve Boughton House'u ziyareti sırasında Pfalz-Neuburglu Wolfgang Wilhelm'in Portesi isimli tabloyu çaldığını kanıtlarla ortaya koydu.

Boughton House zengin sanat koleksiyonu nedeniyle o yıllarda "İngiltere'nin Versailles'ı" olarak nitelendiriliyordu. Büyük ihtimalle Ramsey, değerli tablolar, mobilyalar ve goblenlerle dolu bu evden küçük bir resmin eksildiğinin fark edilmeyeceğini düşünmüştü. Bu ay British Art Journal'ın mart sayısında yayımlanan makalede Hale, Ramsey'nin yaptığı şeyi "dikkate değer bir hırsızlık" olarak nitelendirdi.

Haberin Devamı

Çalınan yağlı boya portre, Van Dyck'ın imzasını taşıyan 35 parçalık İkonografi serisinin bir parçası. Tek renk kullanılarak yapılan bu tabloların 1682 yılında Montagu Kontu Ralph tarafından satın alındı. Aşağı yukarı 22 x 16,5 santimetre ölçülerindeki tabloların tamamı, Kont'un varisleri olan Buccleuch ve Queensberry Dükleri'nin koleksiyonunda kaldı. Ta ki Leonard Gerald Gwynne Ramsey'nin 1951'deki ziyaretine dek...

1954'TE 189 STERLİNE SATILDI

O dönemde Ramsey The Connoisseur'ün 1952 yıllığını hazırlıyordu. Yıllıkta Boughton House'a yedi sayfa ayrılmıştı. Hale, "Şu da tuhaf ama önemli: Van Dyck'ın tablolarından makalede bahsedilmiyordu" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

Hale, Ludwig Goldscheider isimli başka bir uzmanın 1953 yılında yazdığı bir mektubu da gün yüzüne çıkardı. Goldscheider, Ramsey'nin talebi üzerine tablonun orijinalliğini teyit etmiş ve portrenin fotoğrafının arkasına bir sertifika eklemişti.

Tablo 1954 yılında Christie's Müzayede Evi'nin Londra şubesi tarafından satıldı. Satış ilanında Goldscheider'ın verdiği sertifikadan da bahsediliyordu. Satıcının ismi açıklanmamıştı. Ancak Hale, tablonun Ramsey adına hareket eden sanat simsarı Eugene Slatter tarafından konsinye edildiğini de ortaya çıkardı.

Hale, olayda adı geçenlerin arasındaki bağlantının The Connoisseur dergisi olduğunu fark etti. Ramsey derginin yayın yönetmeniydi, Goldscheider sık sık dergide akademik makaleler yayımlıyordu, Slatter'ın sergileri de sürekli derginin övgü dolu haberlerine konu oluyordu.

Haberin Devamı

Tablo Christie's'deki müzayedede 189 sterline bir koleksiyoncuya satıldı. O da tabloyu 1955 yılında New York'ta yaşayan bir başka koleksiyoncu olan Lillian Malcove'a attı. Malcove ise eseri 1957 yılında sergilenmek üzere Harvard Üniversitesi Fogg Sanat Müzesi'ne ödünç verdi.

İki kıta üç ülkeye yayılan gizem nihayet aydınlandı 74 yıl sonra ortaya çıkan gerçek

DÜŞESİN MÜZE ZİYARETİ SONRASI HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI

Hale, Buccleuch Düşesi'nin Fogg Sanat Müzesi'ne "tamamen şans eseri yaptığı" ziyaretin ardından tablonun kökeninin tartışmaya açıldığını da vurguladı. Boughton'ın arşivinde bulunan bir belgeye göre, Düşes evi arayıp tablonun akıbetini sorduğunda "Bizimki kayıp" cevabını aldı.

Haberin Devamı

Bunun üzerine 8'inci Buccleuch Dükü'nün Fogg'a gönderdiği mektupta tablonun "yuvasına döndürülmesi" talep edildiği. Müze direktörü John Coolidge'in verdiği yanıtta da, "Hepimiz bu üzücü meseleyi çözmek için can atıyoruz" ifadeleri yer aldı.

O dönemde Kraliyet Koleksiyonu'nun bilirkişi yardımcısı olan Sör Oliver Millar, defterine aldığı notlarda, tabloları 1950'de incelediğin belirtiyordu. Ancak Christie's'den Dük'e ve Coolidge'e yapılan açıklamada, "Tablonun rahibi resmi Ocak 1950'de Hertfordshire'ın Hemel Hempstead köyünde bulunan bir pazar tezgâhından aldığını söylüyor. Ancak tezgâhın sahibiyle iletişim kuramıyor. Korkarım bu nedenle tablonun evveliyatının izini sürmek imkânsız" ifadeleri kullanıldı.

İFADELERİ TUTARSIZLIKLARLA DOLUYDU

Ramsey Christie's'e yazdığı mektupta, "Satıcının nasıl göründüğünü net bir biçimde hatırlayamıyorum" demişti. Goldscheider ise bir "sertifika" vermediğini sadece "fikrini beyan ettiğini" belirtmişti.

Ardından Düşes, Ulusal Galeri'nin eski direktörü olan Kenneth Clark ile temas kurdu. Clark, 1958 tarihli mektubunda Ramsey ve Goldscheider'ın anlattıklarında tutarsızlıklar olduğuna dikkat çekerek, "İkisi de iyi izlenim vermiyor" vurgusunu yaptı.

Goldscheider'ın sertifikasına da değinen Clark, "Hiçbir zaman bir sertifika vermediğine veya tablonun orijinal olduğuna inanmadığına dair bir mektup yazma aptallığını nasıl yaptığını bilemiyorum. Yakayı ele vereceğini tahmin etmiş olmalı" ifadelerini kullandı.

Clark, Christie's yöneticilerinin tavrından da pek etkilenmediğini belirterek, "Goldscheider'ın fikrini değiştirdiğinden bahsederken ayan beyan yapılmış bir tahrifata bahane bulmaya çalışıyor" diye yazdı.

Yazışmalara göre, Ramsey başlangıçta hiç Boughton'da bulunmadığını söyledi, ardından "1951 yılında burayı ziyaret etme ayrıcalığını elde ettim" itirafında bulunmak zorunda kaldı.

İki kıta üç ülkeye yayılan gizem nihayet aydınlandı 74 yıl sonra ortaya çıkan gerçek

HALE BULGULARINDAN ÇOK EMİN

Fogg, portreyi 1960 yılında Malcove'a iade etti. Hale makalesinde, "İkincil delillerin bu kadar güçlü olmasına karşın Ramsey'nin olayda dahli olduğunu kanıtlamak imkânsız görülmüş olmalı. Dük açısından bakıldığında, ortada hiçbir şekilde mutlak bir kanıt yoktu" satırlarına yer verdi.

Malcove öldüğünde tablo Toronto Üniversitesi'ne miras kaldı. Üniversitenin idari komitesinin yaptığı oylamada tablonun Buccleuch Dükü'ne iade edilmesine karar verildi ve tablo Boughton House'a iade edildi.

The Guardian'ın iki uzmanın suçluluğuna ne kadar emin olduğuna dair sorularını yanıtlayan Hale, "Kesinlikle ve tamamıyla ikna olmuş durumdayım" dedi ve ekledi: "Araştırmalarım sonucunda tablo iade edildi. Toronto Üniversitesi'yle müzakerelerde avukatlar meseleye dahil olduğunda en başından en sonuna kadar ben de vardım. Dolayısıyla bu zararı ben karşıladım."

"BOYNUNA KADAR GÖMÜLMÜŞ DURUMDAYDI"

British Art Journal'ın yayın yönetmeni Prof. Dr. Robin Simon da uzmanların hiç şüphesiz "dolandırıcı" olduğunu belirterek, "Tablonun sahipleri bunca yıl sabır ve nezaketlerini korumayı nasıl başardılar asla bilemeyeceğim. Sadece iyi niyetle evlerinin kapılarını açtıkları hırsızla başa çıkmaya çalışmadılar, aynı zamanda tablolarını geri almak için kaplumbağa hızında ilerleyen bir süreçle uğraştılar" dedi.

Simon, "Bunları okumak beni çok rahatsız ediyor. Çünkü ben o yıllarda The Connoisseur'ün en büyük rakibi olan Apollo dergisinin yayın yönetmeniydim. Akademik çalışmalar ve eserlerin kökenleri konusunda dürüst olmalıyız. Bu da Goldscheider gibi efsanevi bir sanat tarihçisinin bu olaydaki dahlini daha da şoke edici hale getiriyor. Korkarım hem satışa hem de suçun örtbas edilmesine boynuna kadar gömülmüş durumdaydı" diye konuştu.

Toronto Ünivetsitesi'nden yapılan açıklamada da şu ifadeler kullanıldı: "Tablo 1981 yılında vasiyet yoluyla Toronto'nun sanat koleksiyonunun bir parçası oldu. O dönemde üniversitenin tablonun kökenine dair şüphelenmesi için hiçbir sebep yoktu. Üniversitemiz, resmin geçmişine dair yeni delillerden haberdar olduktan sonra eserin sahiplerine iade edilmesi için görüşmeleri derhal başlattı. Bu süreç 2022 yılında tamamlandı."

BAKMADAN GEÇME!